"Bilinen bilinenler vardır.
Bunlar bildiğimizin farkında olduğumuz şeylerdir.
Bilinen bilinmeyenler vardır.
Şöyle de denebilir; bilmediğimizi bildiğimiz şeyler de vardır.
Ancak, bir de bilmediğimiz bilinmeyenler vardır.
Bunları bilmediğimizin bile farkında olmayız."
Donald Rumsfeld
There are known knowns. These are things we know that we know. There are known unknowns. That is to say, there are things that we know we don't know. But there are also unknown unknowns. There are things we don't know we don't know.
Donald Rumsfeld
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
felsefe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Mart 03, 2008
Salı, Ekim 16, 2007
Başkasının ağı / sistemi üzerinde güvenlik açıkları aramak
Bir başkasının ağı ve sistemi üzerinde güvenlik açıkları aramak için tarama ve denemeleri yapmak?
Bu süreç ne kadar yasal, ne kadar etik (ethic)?
Bu konuyu ULAK-CSIRT olarak aramızda tartıştık.
Benim fikrim, böyle bir eylem gerçekleştirilecekse öncelikle ilgili kurumdan izin alınması ve bilgilendirilmesi gerektiğidir.
ULAK-CSIRT'den Gökhan Eryol 'un bu konudaki yorumlarını iletmek istiyorum.
"Başkasının ağı/sistemi üzerinde güvenlik açıkları aramak" konusunda Turkiye'de netlik kazanmış bir durum bildiğim kadarıyla yok.
Ama, TF-CSIRT eğitimde öğrendiğim kadarıyla bu durum ülkeler arasında farklılık gösteriyor. Genel yaklaşım bu tarz hareketlerin yasadışı olması gerektiği yönünde olmakla beraber, kanunlarında net olarak bunun yasak oldugunu yazan ülke sayısı az. Ama tersini yazan ülkeler var, örneüin Ingiltere kanunlarına göre, bırakın port taramayı DOS yapmak dahi serbest, DDOS ise açıkça yasaklanmış. Tartışılan bir diğer konu ise, şifre koyulmamış sistemi kıran kişinin suçlu sayılıp sayılmaması. Hatırladığım kadarıyla Almanya'da da suçlu sayılmamakta.
Sonuç ise, böyle bir aktivite içerisine girecekseniz, karşı tarafin sistemine zarar verip vermediğinize göre durum değişiyor. Eger zarar verilmiyorsa, yasal anlamda sıkıntı olmaması ihtimali yüksek. Ama zarar veriliyorsa, verilen zararın büyüklüğüne göre zaten mevcut TCK'ya göre yargılanmanız söz konusu. Öyle bir yargı ile karşılaşıldığında, kapısı açık bırakılan eve girip bir sorun var mi diye kontrol eden güvenlik görevlisi (veya kapıcı) ile, girip de birşey çalan hırsız arasında değisen analojinizi, düzgün bir şekilde mahkemede anlatabilmeniz gerekiyor. Her durumda, yapacağınız işi tanımladıktan sonra ikinci yapacağınız iş, avukatınızla, hukuk müşavirliğinizle görüşmeniz ve onların görüşü doğrultusunda hareket etmeniz gerektiği. Zira yargılanmanız soz konusu olursa sizi savunacak kişiler onlar ve işin başında onların görüşünü olumluya çeviremiyorsanız bu işe hiç başlamamanızda fayda var.
Gökhan Eryol / ULAK-CSIRT
Cuma, Ağustos 25, 2006
"Hacker" Tanımı
Herkes hacker olmak istiyor.
Lüksemburg'da katıldığım Eicar toplantısında açıklanan anketteki ilginç verilere göre, bu "hacker olma hayranlığı" ilkokul seviyesine kadar inmiş durumda.
"Hacker" kelimesi sistemlere saldıran kişi olarak algılanıyor.
Peki "hacker" nedir - "hecker felsefesi" nedir, http://www.belgeler.org 'daki tanımlara bakalım:
"hacker, üstat(gru) demektir. bunlar genellikle kod üstatlarını teknik beceri sahibi, problem çözmeden zevk alan ve sınırları aşan kişiler olarak tanımlarlar.
üstatlık sadece yazılım konusu ile sınırlı değildir. üstat düşünce yapısını elektronik veya müzik gibi diğer şeylere uygulayan insanlar vardır.
kendilerine üstat (“hacker”) diyen ama gerçekte üstat olmayan bir grup daha vardır. bunlar (genellikle genç erkeklerden oluşurlar) bilgisayar sistemlerini bozan ve telefon sistemini izinsiz kullanan insanlardır. gerçek üstatlar bunlara “korsan” ("cracker") der ve onlarla muhatap bile olmak istemezler. gerçek üstatlar, korsanların genellikle tembel, sorumsuz ve güvenilmez olduklarını ve çok da zeki olmadıklarını düşünürler. nasıl arabaları düz kontakt ile çalıştırmak sizi otomotiv mühendisi yapmıyorsa, güvenlik sistemini kırmak da sizi üstat yapmaz. maalesef birçok gazeteci ve yazar, “üstat” (“hacker”) kelimesini korsanları (“cracker”) da içine alacak şekilde kullanıyor ve büyük bir yanılgıya düşüyorlar.
temel fark şudur: üstat birşeyler yapar, korsanlar ise bunları bozar. "
Kaynak:
http://www.belgeler.org/howto/hacker-howto/hacker-howto-whatis.html
"hacker (üstat) felsefesine göre;
üstatlar, problemleri çözer, yeni şeyler yapar, özgürlüğe, paylaşıma ve yardımlaşmaya inanırlar. üstat olarak kabul edilmeniz için bu felsefeye uygun davranmanız gerekir. davranışınızı bu felsefeye tam anlamıyla uygun hale getirebilmek için ise, bu felsefeye gerçekten inanmalısınız.
ama bunu sadece üstat olarak kabul edilmek için gerekli bir şart gibi düşünürseniz, asıl noktayı kaçırmış olursunuz. çünkü, bu felsefeye inanmak sizin açınızdan önemli olacaktır – sizin öğrenmeniz ve motive olmanız için gereklidir. bütün yaratıcı sanatlarda olduğu gibi, ustalaşmak için en etkin yol ustaları taklit etmektir - sadece entellektüel olarak değil, duygusal olarak da.
eğer üstat olmak istiyorsanız şunları, inanana kadar tekrar edin:
- dünya çözülmeyi bekleyen hayranlık verici problemlerle dolu.
- hiçbir problem iki defa çözülmemelidir
- sıkıcı ve tekrar eden işler günahtır.
- özgürlük iyidir
- yaklaşım biçimi, yetkinlik demek değildir."
Kaynak: (ve detaylı bilgi)
http://www.belgeler.org/howto/hacker-howto/hacker-howto-phil.html
Lüksemburg'da katıldığım Eicar toplantısında açıklanan anketteki ilginç verilere göre, bu "hacker olma hayranlığı" ilkokul seviyesine kadar inmiş durumda.
"Hacker" kelimesi sistemlere saldıran kişi olarak algılanıyor.
Peki "hacker" nedir - "hecker felsefesi" nedir, http://www.belgeler.org 'daki tanımlara bakalım:
"hacker, üstat(gru) demektir. bunlar genellikle kod üstatlarını teknik beceri sahibi, problem çözmeden zevk alan ve sınırları aşan kişiler olarak tanımlarlar.
üstatlık sadece yazılım konusu ile sınırlı değildir. üstat düşünce yapısını elektronik veya müzik gibi diğer şeylere uygulayan insanlar vardır.
kendilerine üstat (“hacker”) diyen ama gerçekte üstat olmayan bir grup daha vardır. bunlar (genellikle genç erkeklerden oluşurlar) bilgisayar sistemlerini bozan ve telefon sistemini izinsiz kullanan insanlardır. gerçek üstatlar bunlara “korsan” ("cracker") der ve onlarla muhatap bile olmak istemezler. gerçek üstatlar, korsanların genellikle tembel, sorumsuz ve güvenilmez olduklarını ve çok da zeki olmadıklarını düşünürler. nasıl arabaları düz kontakt ile çalıştırmak sizi otomotiv mühendisi yapmıyorsa, güvenlik sistemini kırmak da sizi üstat yapmaz. maalesef birçok gazeteci ve yazar, “üstat” (“hacker”) kelimesini korsanları (“cracker”) da içine alacak şekilde kullanıyor ve büyük bir yanılgıya düşüyorlar.
temel fark şudur: üstat birşeyler yapar, korsanlar ise bunları bozar. "
Kaynak:
http://www.belgeler.org/howto/hacker-howto/hacker-howto-whatis.html
"hacker (üstat) felsefesine göre;
üstatlar, problemleri çözer, yeni şeyler yapar, özgürlüğe, paylaşıma ve yardımlaşmaya inanırlar. üstat olarak kabul edilmeniz için bu felsefeye uygun davranmanız gerekir. davranışınızı bu felsefeye tam anlamıyla uygun hale getirebilmek için ise, bu felsefeye gerçekten inanmalısınız.
ama bunu sadece üstat olarak kabul edilmek için gerekli bir şart gibi düşünürseniz, asıl noktayı kaçırmış olursunuz. çünkü, bu felsefeye inanmak sizin açınızdan önemli olacaktır – sizin öğrenmeniz ve motive olmanız için gereklidir. bütün yaratıcı sanatlarda olduğu gibi, ustalaşmak için en etkin yol ustaları taklit etmektir - sadece entellektüel olarak değil, duygusal olarak da.
eğer üstat olmak istiyorsanız şunları, inanana kadar tekrar edin:
- dünya çözülmeyi bekleyen hayranlık verici problemlerle dolu.
- hiçbir problem iki defa çözülmemelidir
- sıkıcı ve tekrar eden işler günahtır.
- özgürlük iyidir
- yaklaşım biçimi, yetkinlik demek değildir."
Kaynak: (ve detaylı bilgi)
http://www.belgeler.org/howto/hacker-howto/hacker-howto-phil.html
Çarşamba, Ağustos 16, 2006
Çarşamba, Ağustos 09, 2006
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

